AKP’nin karşısındaki en büyük güç olan CHP’yi yok etmek amacıyla Ekrem İmamoğlu’nun hapse atılmasıyla başlayan süreçte 23 belediye başkanının daha çeşitli gerekçelerle hapse atılması, ardından AKP yargısının yetkisiz ve hukuksuz şekilde aldığı butlan kararı sonrası CHP’nin bölünmesi ve Özgür Özel’in Yeni Partiyi kurma süreci bu hukuksuzluğu gözler önüne serdi.

Ancak muhalifler için uygulanan bu hukuk dışı sürecin son günlerde muhalefet olmayanlar için ayrı uygulanması, AKP yargısının mağdurlarından biri olan eski Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’i isyan ettirdi.

Uygulanan çifte standardı sosyal medya hesabında yayınladığı paylaşımda sert bir dille eleştiren Ömer Günel, ağır suçlamalarla karşı karşıya kalan Melih Gökçek’in ifadeye çağrılmasını örnek gösteren Ömer Günel, “Ankara’da uygulanan hukuk neden İstanbul’da uygulanmıyor?” diye sordu.

Melih Gökçek’e adli kontrol şartının dahi uygulanmadığına dikkat çeken Ömer Günel, kendi soruşturmasında MASAK raporu, banka hareketi, HTS kaydı ya da tapu kaydı gibi somut tek bir delil bile bulunmadığını vurgulayarak, “Kuşadası ile Ankara’da uygulanan hukuk ayrı mı? Benim İstanbul’da ne işim var?” sorularını yöneltti.

İşte Ömer Günel’in açıklamasının tamamı:

Ankara’da Uygulanan Hukuk İstanbul'da Neden Uygulanmıyor?

Geçtiğimiz günlerde eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek hakkında, kamuoyuna yansıyan iddialar ve belgeler üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatılmış, Gökçek 4 Eylül'de şüpheli sıfatıyla savcılığa çağrılmış ve yaklaşık 2 saat süren ifadesini verdikten sonra adliyeden ayrılmıştır.

Ne bir şafak vakti gözaltı ne de tedbiren tutuklama… Adli Kontrol tedbiri dahi uygulanmadı…

Oysa, kamuoyuna yansıyan belgelere göre, gerek Melih Gökçek hakkındaki gerekse aile fertlerine ait şirket, finans ve yurt dışı bağlantılarına ilişkin iddialar, BELGELERE-TAPU KAYITLARINA-BANKA HAREKET KAYITLARINA VE PARAVAN ŞİRKET KAYITLARINA dayanmakta ve belgeler soruşturma dosyasında yer almaktadır.

Ferdi Zenginoğlu’nun ödül olarak ev hapsine çıkarıldığı iddia edildi
Ferdi Zenginoğlu’nun ödül olarak ev hapsine çıkarıldığı iddia edildi
İçeriği Görüntüle

Ancak, iş bize gelince, İstanbul Cumhuriyet Savcılığınca yürütülen soruşturmada, sadece BEYAN esas alınarak şafak operasyonuyla gözaltına alınıyoruz ve tutuklanıyoruz.

Ne MASAK raporu, ne HTS kaydı, ne Banka hareketi, ne de Tapu kaydı…. Soruşturma dosyamızda tek bir somut delil bulunmamaktadır.

Şimdi soruyorum: Bir insanın özgürlüğünü elinden almak için gereken ölçü nedir? Somut delil yoksa, yalnızca beyanlarla insanların özgürlüğünden mahrum bırakılması hukuk devleti ilkesiyle nasıl bağdaşmaktadır?

Türkiye Cumhuriyeti'nde hukuk tek midir, yoksa şehirlere ve kişilere göre değişmekte midir?

Bir yerde somut deliller karşısında kişi ifadesini verip ayrılabilirken, başka bir yerde somut delil ortaya konulmadan sadece iftira içerikli BEYANLAR ile insanlar neden tutuklu yargılanıyor?

Ortada bir suç varsa ve suçun işlendiği iddia edilen yer Kuşadası olduğuna göre, benim ve diğer 16 kişinin İstanbul’da ne işi var? Yoksa Kuşadası’nda uygulanan hukukla İstanbul’da uygulanan hukuk farklı mı?

NOT: Haber yazımında yapay zeka kullanılmamış olup, sadece görsel oluşturmak için kullanılmıştır.

Muhabir: Ufuk Baksi