“Umut ve Toprak”, Döndü Gül Çevik’in ilk kitabı. Benim sosyal medya sayesinde tanıdığım çok değerli bir arkadaşım. Öncelikle kitabın adı ilk başta okuru büyülüyor. Doğum ve ölümün adeta bir sembolü.
Ben kitabı okurken Refik Durbaş’ın bu şiiri bana eşlik etti:
“Hasret dağlardı, sevgili serin bir yayla
Karanlık trenler gibi ovalardan geçtim
Harcanmış umutlardan, sevdalardan değil
Nasırlı ellerle süslü bayramlardan geçtim
Uzun ırmaklar, tarlalar, uyuyan evlerdi
Bıraktım kilimleri nakışlardan geçtim
Sazları kurumuş bir göl olmaktı isteğim
Öksüz topraklardan, müşfik pınarlardan geçtim”
Ey sevinçli ölüm! Acıyla yaratılan aşk
Sizlerle bütün her şeyden, anılardan geçtim.”
Şimdiye övgüler düzüyoruz ve “Ben Kimim?” sorusuna cevaplar arıyoruz çoğu metinde ve bunun yolunu öğretmeye çalışan kişisel gelişim kitaplarında. Çoğunun sonu, hayal kırıklığı.
“Ben Kimim?” sorusu bana kitapta bunları hatırlatıyor:
Göğünde uçsuz bucaksız bulutlara ev sahipliği yapan gökyüzü gibi sayısız sırrı saklar bazı satırlar. Bir matruşka bebeğini açar gibi okudukça içinden farklı anlamlar çıkar.
Bir sabah kelimeleri cımbızladığınız rüyanızdan uyanıp puslu, bir o kadar da dingin aynada ağlayan yüzünüzü merak edersiniz mesala. Gözyaşlarınız düşüncelerinizi savurur, mimiklerinizde de kaderin yontularını deler geçer. İşte tam o anda, gölgeniz ile göz göze gelirsiniz. Bu rutine gölgeniz de eşlik eder. Sadece gölgeniz de değil aslında! Suretinize eşlik eder evin her duvarı, mutfağın lavabosu hatta hatta çöp bidonun kapağındaki suretiniz bile. İyice kanıksarsınız bu görüntüyü. Günler sonra, uzun günler sonra, yine kafanızı çevirdiğiniz bir gün aynaya farklı iki göz, farklı saçlar, farklı mimikler görürsünüz. Ve artık ağlamadığınızın, gülümsediğinizin farkına varırsınız. O kadar unutmuşsunuzdur ki; gamzelerinizi kendiniz bile tanıyamazsınız.
Suretiniz tamamen değişmiştir ve o bildik soruyu sorarsanız kendinize “Kimsiniz?”
Daha önce de belirttiğim üzere, “Umut ve Toprak”, sevgili Döndü Gül Çevik’in ilk kitabı. Benim hayatımda okuduğum en samimi kitaplardan. İçtenliğini asla gizlemeden sözcükleri irdeliyor sevgili Gül.
Geçmiş hikâyelerin aslında şimdiyi de aydınlattığını veya aynı derecede kararttığının da altını çiziyor.
“Toprak, Gölge, Gurbet, Hazan, Sonbahar” ve diğer sözcüklerin yazardan yansımalarını “yalnız olmadığınızı” anımsayarak okuyorsunuz.
“Umut ve Toprak” onu anlayan okurlara ulaşsın. Sözcük hikâyeleri sevgili Gül’ün, benim canım arkadaşımın, diğer kitaplarında da çoğalarak artsın. Bizler de keyifle okumaya devam edelim.