Son günlerde yazdığım ortalama 100 bin okunan haberlerimin çok etkili olması ve Aydın siyaset gündemine damga vurması üzerine bazı dostlarım beni tek taraflı haber yazdığım konusunda eleştirdiler. Onlara dilim döndüğünce gazetecilik ilkelerinden taviz vermeden yazdığımı ve yazmaya devam edeceğimi anlatmaya çalıştım. Ama anlaşılan bu konuda bir açıklama yapmam şart oldu.

Birgün Gazetesi’nin yetenekli yazarı Ümit Alan’ın siyaset-medya ilişkilerini çok çarpıcı şekilde anlattığı “Türkiye’de Gazetecilik Masalı” isimli nefis bir kitabı var. Herkesin okuması lazım. Bu siyasi ortamda gazetecilik artık gerçekten bir masaldan mı ibaret? Bu tartışmaya çok açık bir konu elbet, ama tartışmaya açık olmayan bir şey var: Bizim meslekte cevap hakkı kutsaldır.

Cevap hakkı herkesin bildiği üzere AK-troller ile HALK-trollerin ne genelde ne de yerelde asla umurunda değil. Onlar için varsa yoksa karalama, iftira, algı yönetim vs. Ama biz gazeteciler için cevap hakkı en vazgeçilmez kavramlardan biri. En azından benim için öyle…

Demem o ki zaman zaman haberi daha çok okutmak için abartılı başlıklar atsam ya da abartılı yorumlar yapsam da hiç kimseye haksızlık yapmamaya, gerçeğin izinden ayrılmamaya azami özen gösteriyorum. Bazen sert eleştiriler yapabiliyor, kantarın topuzunu kaçırabiliyorum. Ama troller gibi bilerek yalan yazmak, iftira atmak, olumsuz algı oluşturmak gibi bir niyetim asla yok.

Yalan haber kesinlikle yazmam elbet, ama istemeden de olsa bazen yanlış haberler yazabiliyoruz. Bu yüzden haksızlığa uğradığını düşünen, yanlış yazılan haberi düzeltmek isteyen kim olursa olsun sayfalarım kullanacakları cevap hakkı için açıktır. Tek ölçütüm cevap hakkının bana haksızlık yapmak ya da yalan bilgilerle gerçeği inkâr etmek amacıyla kullanılmamasıdır. Aydın Telgraf haber sitesi de kendi özel sosyal medya sayfalarım da gerçeklere dayalı şekilde ve haksızlık yapmadan kullanılmak istenen cevap haklarına sonuna kadar açıktır.

Sevgiyle kalın…